hangi pencereden baktığın önemli…
Trabzon gezisinde karşımıza çıkan muhteşem bir lezzet. Kuymak
Farklı yörelerde farklı şekilde yapılıyor ve farklı isimleri var, farklı peynirlerle yapılıyor. Mıhlama bir diğer ismi… Tarifi kısaca şöyle, tereyağ eritildikten sonra mısır unu ile azcık kavruluyor. Yağ kendini gösterince, soğuk su ilave edilip karıştırılıyor, imansız telli peynir konuyor ve kaynayıncaya kadar karıştırılıyor. Orta ateşte dibi azcık kızarıncaya kadar kaynatılıyor, peynir eriyor. Yağ üstünde görünmeye başlayınca pişmiş sayılıyor. Sıcak sıcak servis yapılıyor yanında kalın kabuklu Trabzon ekmeği veya mısır ekmeği ile. Sofraya turşu ve fasulye kavurması da geliyor. Yerken ekmek ile banıp sünen peyniri koparmaya çalışarak yemek çok eğlenceli. Ben kızarmış mısır ekmeği ile yemeği çok sevdim…
Pencereden atları gördüm.
Berlin’deydim, kıştı.
Işıksızdı, gökyüzü yoktu gökyüzünde.
Havanın aklığı ıslak bir ekmek gibi.
Ve penceremden boş bir sirk
Kışın dişleriyle kemirilmiş.
Pablo Neruda
Bana ellerini ver
Hayat seni sevince güzel…
Yoluna adadım ömrümü ben
Gel kaçma güzel
Bana ellerini ver
Hayat seni sevince güzel
Sana gönlümü verdim nazlı güzel…
“Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
Başlangıçta olan ve her şeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
Yaşam’dan ve Ölüm’den, Yaşam’dan daha acayip, Ölüm’den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam’ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?”
Halil Cibran









